9 Ekim 2012 Salı

DOST İKİ NOKTA ÜST ÜSTE

Tam 7 sene önce bugün. Ekimden geçmiş dokuz gün, yıl 2005. Koskocaman bir şehir, içinde ben, yalnız, yapayalnız... İlk evden ayrılış nasıl anlatılır ki? Geçen yıllara inat düğüm düğüm olmaz mı bütün kelimeler yüreğin düğümünü anlarmış gibi? O gün, o günün soğukluğu üşütmez mi hala? Annemle babamı yolcu ettikten sonra çok ağlamıştım yurt odasında... Aşk dediğim, onun için gecemi gündüzüme kattığım şehirde, İstanbul'daydım oysa... Ama gurbet, ah o gurbet... İlk kez öğrenmiştim o gün, burnunun direğinin sızlamasının sadece bir deyim olmadığını, burnun bir direği olduğunu ve onun inleye inleye sızladığını! 
Tam 7 sene önce bugün. Yıl milattan sonra 2005. Yalnızlık sarmışken dört bir yandan, yurda taşınmaya çalışan iki kızla tanıştım bir anda.. O akşam ilk kez tanıdığım, ülkenin dört bir yanından gelmiş sekiz kız toplandık bir odada... Bıraktığımız şehirdeki geçmişlerimiz, gelecek hayallerimiz, üniversitenin getirdiği özgürlüğümüz, ilk kez yuvadan uçmanın getirdiği korkularımız hepsi bizimle sohbetimize sığındı gecenin karasıyla... O geceden bana iki can kaldı, ömürlük yadigar.
7 sene önce bugün tanıdım onları... Başta asla tahmin etmezdim, böyle candan öte olacaklarını... Eda ve Nergis, bana 'dost' kelimesinin sözlük anlamının ötesini öğrettiler. Açın bakın sözlüğe, aynen şöyle düşer kelimeler; dost iki nokta üst üste sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimse. Hiçbir sözlük, kullanmaya kalksa bütün kelimeleri, onları anlatmaya yetmeyecek. Dost iki nokta üst üste, hatanı yüzüne seni kırmadan söyleyebilendir. Yanlış yaptığında dur diyen, sen yaramaz bir çocuk gibi söz dinlemediğinde arkanda durabilendir. Nergis'in onunla bütünleşen sözüdür dost; "Dostum yaptığın doğru değil, ama ne olursa olsun ben hep yanında olacağım!" Dost iki nokta üst üste senin acını kendi acısı gibi yaşayan, yürek yangını hiç düştüğü yerdekiyle bir olur mu sorusuna inat yangını aynı şekilde yaşayandır. Eda'nın; "Sen üzülüyorsun diye ağlıyorum şu an!" deyip, benimle gözyaşı dökmesidir dost. Dost iki nokta üst üste saatin kaç olduğunu umursamadan sevincini de, üzüntünü de ilk paylaştığın kişidir. Çünkü en derin uykusunda bile, yüreğinin bir yanının sana ait olduğunu bildiğindir dost. Dost iki nokta üst üste karnına ağrılar girene kadar gülmek, yanında bütün sıkıntıları  bir kenara itmek, gülümsemenin adı olmasıdır. Dost, sabahlara kadar edilen sohbetlerdir, kimi manalı, kimi manasız. Gecenin üçünde birbirine gereksiz bilgiler vermektir, tarih boyunca çingenelerin asla devlet kuramadığı gibi  (!) :) Dost öğrenmektir, gelişmektir, birlikte büyümektir. Yaşadığın her anı, en acısını bile onlar yanındaydı diye yeniden, hiç düşünmeden yaşamaya razı gelmektir. Dost iki nokta üst üste aynı karnı paylaşmasan da aynı yüreği paylaştığın kardeşindir. 
Hayatım boyunca hep çok şanslı olduğumu düşündüm, çünkü çok güzel bir aileye sahiptim. Ancak şansın ötesinde ödüllendirildiğimi Nergis ve Eda'yla tanışınca anladım. Aile gibi değildir arkadaş, seçim hakkı tamamen size aittir. Hayatım boyunca doğrularım, yanlışlarım oldu ama şaşmayan doğrum dostlarım oldu. İkisi de başka bir ömrüm olacaksa eğer oraya da onlarla gideyim dediğim kişiler. Bir ömre yetmeyecek onları sevmek... DOST İKİ NOKTA ÜST ÜSTE BİR ÇİÇEKTE ALLAH'I GÖRMEK, BİR EDAYLA ONA VURULMAKTIR! 


**Not: Diğer dostlarım, bugün bizim 7. yılımız yazı da yer almadığınız için maruz görün :) Hepinizi çok sevdiğimi, hayatımda olduğunuz için çok mutlu olduğumu bilin :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder