30 Eylül 2012 Pazar

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın...

Son günlerde canım sıkkın, neşem kayıp... Gülümsemelerim hüzünlü, geleceğim kaygılı... Dolup taşıyor içim, fırtınalı bir deniz gibi bir gürlüyor, bir duruluyorum... Kendimle savaşıyorum, toparlamaya çalışıyorum, yapamıyorum! Bugün bir anda döküldü yaşlar gözümden, hiçbir şey yokken ortada, öylece ağlamaya başladım. Engellemedim kendimi, akıtana kadar zehrimi döktüm damla damla yaşlarımı... Korkularım var, elimin altında, ulaştım zaferlere dediğimde kaybettiklerim, üst üste gelen hayal kırıklıklarım hepsi birer birer birikmiş meğer içimde... Ben yok saymaya çalışsam da birer birer kemirmiş derinden... Bütün arkadaşlarımın gözünde Polyanna olan ben, hayallerimi, umutlarımı kaybetmişim... Bazen dipsiz kuyularda zannederiz ya kendimizi, tek katre ışık yoktur, işte öyle kör kuyularda merdivensiz buldum kendimi. Kimseye diyemedim derdimi, kuyunun içinde tek katre ışığa hasret, karanlıktan ötesini göremedim. Meğer insanı hayata bağlayan hayalleriymiş, uzaklaşınca hayallerimden derin bir kuyunun dibinde debelendim. Can koştu yardımıma. "Daha çok gençsin." dedi, oysa ben kendimi o kadar büyümüş hissediyordum ki... Sanki yapmam gereken onca şey var ve ben hiç birini yetiştiremeyecekmişim gibi... "Acele etme." dedi. Korkuyorum, ya bu dünyada geçirdiğim zaman için bir minnet bırakamadan sona gelirsem, belkide bu yüzden bütün acelem, sanki yarın son günümmüş gibi beni çıkmazlara sürükleyen... Hayallerimi gerçekleştiremeden ölmekten korkuyorum! Çünkü beni var eden bu bedenden ötesi, yoksa ölüm kavuşmaktan ötesi değil... "Vazgeçmek için çok erken. Sen inançlısın şimdi olmuyorsa, zamanı değildir, sen hep böyle demez misin?" dedi bu sefer kardeşim. Doğru söylüyordu.Vazgeçmek için çok erkendi... Günlerdir bulamadığım gücü buldum bu sefer. Yeniden başlamalı hayata, ölüme inat. Nefes aldığım her an yepyeni bir macera, yılmamalı, denemeli, uğraşmalı... Geç değil, hiçbir şey için geç değil! Hem anlatmamış mı kutsal kitap? Nasıl da kurtulmuş dipsiz kuyudan Yusuf peygamber? Kuyular sabır testiymiş meğer. Gözyaşlarımın üzerinde yükseliyorum şimdi kuyudan... Işık mı? Karanlık kuyuya bir nebzesi yayıldı bile...




3 yorum:

  1. Vazgeçmek aslında özgürlüktür.
    mesela bir şehirden vazgeçmek..
    çok sevdiğiniz bir şehirden..
    uçsuz bucaksız başka yollara çıkmak demektir, keşfetmek demektir.
    başka şehirleri sevmek, vazgeçilen bir şehrin yerine onlarca başka şehrin gelmesi demektir. tek sınırın siz olduğu şehirler..
    mesela bir insandan vazgeçmek..
    çok sevdiğiniz bir insandan..
    sadece doğru zamanda vazgeçmeyi bilmek gerekir. kaybetmekten, yalnızlıktan korkmadan,
    benim için doğru yalanına inanmadan,
    biraz cesaretle gerçekten istediklerini yapabilmek..
    mesela bir hayalden vazgeçmek..
    rüyalarınıza giren hayalden..
    yeni hayaller kurmak ve onların gerçekleştiğini görmek için tek yoldur.

    velhasıl vazgeçebilmek güzeldir..

    YanıtlaSil
  2. Vazgeçeyim mi Sade'den? Ya kaydırdığımız yıldızlara ne olacak?..

    YanıtlaSil
  3. Yıldızları sen dilek tutasın diye kaydırıyorum Cancağız..
    Sade olur, Cansu olur..

    Aradığın aşk'ı bulabilmek için, kendinden bile vazgeç..

    Unutma, SEN varsın diye var bu dünya.. Bu dünya senin aynana giden bir yol, hangi yoldan gittiğinin bir önemi yok cancağız.. Yol ayrı olsa da hedef aynı..

    Neyi arıyorsan O'sundur sen..

    YanıtlaSil