2 Nisan 2012 Pazartesi

AŞKIN YASAĞI OLMAZ!

Sen olsaydın yapmazdın, biliyorum diye bitiyor kitap. Bu son cümle kitaba da ismini armağan ediyor. Kürşat Başar'ın 20 yıl önce yazdığı, benimse yeni okuduğum bu roman, kendisine duyduğum hayranlığı da artırıyor. Kitabın kapağını kaparken, bana mektupları sevdiren adam diyorum kendi kendime. 2003 yılında yazdığı Başucumda Müzik en sevdiğim romanlar listemin en üstlerinde yerini hala koruyor. Dost sohbetlerinde, tavsiyem oluyor. Roman, 60 İhtilalinden sonraki süreçte idam edilen Fatin Rüştü Zorlu'nun aşkını -yasak aşkını- anlatıyor. Ve düşündürüyor, aşkın yasağı olur mu diye? Aşk kuralsızlıklar zinciriyken, söz dinlemez, itaat etmezken nasıl yasaklanabilir ki? Aşk; elde olmadan hayatımıza girer, bizi dinlemez, laftan anlamazken, ona kim yasak vurabilir ki? İki kişi birbirini bütün duvarlarını aradan kaldırarak seviyorken, birbirlerine bu kadar uzaktayken kelimeleri birbirini böylesine masumca okşuyorken, aşka nasıl yasak denebilir ki?


"Senden ayrı olduğum bir tek an yok,
çok uzaklarda olsan bile
seni taşıyor herşey
kokular,sesler,seslenişler,
ne zamandır görmüyüor gözlerim,
unuttum tanıdığım ne varsa,
bir tek senin yüzün,çok uzaklarda olsan bile....


Güllerin içinden onun el yazısı çıkıyor:'çiçekleri aldığın zaman asla unutmayacağımıza söz verdiğimiz şarkıyı duyacaksın.Uzaklılkların bir anlamı yok...Eğer gerçektende aramızda,senin,bir keresinde söylediğin gibi gizemli bir bağ varsa, onu taşıyacağını sandığım bu güzel şarkıyı dinle...Seni bana getirdiği gibi benide sana getirsin.Ne düşündüğünü bilmiyorum.Ama nereye gidersen git peşinden gideceğimi bil.Bazı rastlantılar alın yazısından başka birşey değildir ve söyle bana onu kim değiştirebilir?"

Söyleyin bana silebilir misiniz alnınıza yazılmış yazıyı? O zaman ne diye bu yargılama? Nasıl kıyarsanız aşka yasak kelimesini vurmaya! 

Sen olsaydın yapmazdın, biliyorum ise yine bir " yasak aşk"a konu. En yakın arkadaşının hatta tek dostunun sevdiği kişiye aşık oluyor. Ve diyor; "Sen olsaydın yapmazdın, biliyorum." Benim gözümde ise onu bütün bu suçlardan kurtaracak tek bir açıklama var; AŞK! Kim bilerek ya da isteyerek sever ki en yakın arkadaşının sevdiği adamı? Aşk geliyorum demez, önceden haber vermez. Bir anda çıka gelir. Öyle bir misafirdir ki, geri gideceği daha ilk andan bellidir. İstersiniz ki sizde kaldığı sürece başınızın üstünde taşıyın onu, bir dediğini iki etmeyin. Gidicidir çünkü, aşk kalıcı değil, her zaman misafirdir. Genelde yara olur, bir ömür izini göğsünüzün üstünde taşıdığınız madalyalar gibi gururla gösterdiğiniz. 
" Güzel kalan yaralar vardır. Sen de benim artık ancak izi belli olan, zaman zaman yanlış bir dokunuş ya da mevsimsiz bir yağmurla sızlayan ama hep güzel kalan yaramsın."
Aşkın yasağı olmaz! İlişkinin olur, beraberliğin olur ama kabul edin aşkın yasağı olmaz! O yasak nedir bilmez, kural bilmez, günah bilmez. Aşk; misafirdir, geri gideceğini ilk anda bildiğiniz ama bir günahkar asla değil!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder