26 Temmuz 2012 Perşembe

1-2-3 TIP

Bugün sizlerle çok sevdiğim bir arkadaşımın yazısını paylaşmak istiyorum. Kelimeleri, cümlelerin ahengi ve o derin anlamı beni gerçekten çok etkiledi. Uzun zamandır okuduğum en güzel yazıydı. Ve böyle güzel şeylerin paylaşılması gerektiğine inandığım için Tuğberk'den izni alır almaz sizlerle paylaşmak istedim.Yüreğine, kalemine sağlık arkadaşım... Haydi buyrun, sizde hayran olun :)







Saat sıfır bir;

Kalem söylemek istediklerini bilir..

Okumaya ilk başladığımda aslında sevmemiştim ne yalan söyleyeyim.. 
Zor iş dedim, yazmak büyük işi,ben hiç büyümeyecektim..

Sonra sonra okudukça anladım; okuduğum her harfte seni aradığımı.. Elif gibi dik duruyordun, ben l sanıyordum..
Vav gibiydin bazı bazı, neden böyle saklanıyor, eğiliyor bükülüyor diye düşündüm.. İnsan vav şeklinde doğarmış oysa bir ara doğrulunca kendini Elif sanırmış.. Mim oldun şimdi yoksun.. 

Okuduğum her kitapta senden izler bulmaya başladığım zamanlar kafayı yememle hemen hemen aynı döneme denk gelir ki, bundan haberin de vardı. Uzaktan maktulünü izleyen soğuk kanlı bir katil gibi izliyordun beni..

Kütüphanelerde aradım seni ilk başta, kitap koklar gibi seviyordum ya seni işte, aldığım her kitap okuduğum her sayfa bir kupon gibiydi seni armağan edecek.. 

Saat sıfır iki;

Artık hiç bir kelime seni tarif edemiyor ki..

Okuduklarımda seni bulamayınca kendim yazmalıyım dedim, kendi kafamdaki seni, bembeyaz sayfalara döktüm..
Tenin gibi bembeyaz, Senin gibi bembeyaz.. Sana benzesin istedim sonra yaktım hepsini.. Aşkının ateşi hala sıcakken fazla uzağa gidemez diye düşündüm, öyle ya hep öyle bildik filmlerden.. 

Siyah-beyaz bir fotograf karesi canlanan gözümde, her gülüşünü kaydettiğim bir kitabın kapağı.. ismini Matiz koyacaktım, belki Kül hece.. Küllerinden doğarsın diye, kül oldu kitap oysa sen doğduğunda kar varmış Ekim ayında.. 

Saat sıfır üç;

Seni bir kitapta toplamak çok güç..

Tuğ
22 07 2012
03:03

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder