20 Ağustos 2012 Pazartesi

Bayram hatırası


Babaannemin büyüdüğü, ağaçlara tırmandığı topraklardayım. Topraklarımızda. Aile olmak, koskocaman bir aileye sahip olmak ne büyük bir şans. Özlerimle beraber özümün olduğu yerdeyim. Babaannem sanki yanımda, koltuğunda oturmuş, ben ayak ucunda;
" Babaannecigim anlatsana Elmalı'yı." diyorum. O da başlıyor anlatmaya. Bir rüya olmalı bu, portakal çiçeği kokan babaannemin dizinin dibinde olmak bir rüya...
"Çocukken ağaçlara tırmanırdım ben." diyor, Konya'dayız, evinde pencerenin kenarında oturuyoruz. Oysa anlatırken bunları yürümekte zorlanıyor, yine de bir ara onun ağaçlara tırmandığını hayal etmek hoş geliyor çocuk ruhuma. Ardından pencereye bakıyor, bir kuş uçuyor. "Kuşlar kanat çırparken Allah diye çırpar bilir misin bunu?" diyor. Sonra kuşun kanat cırpışına uyumlu heceliyor; "Al-lah!" Bakıyoruz birlikte uçan kuşa, gözlerimiz birleşiyor Allah'ın kanatlarında. Ben yeniden soruyorum; " Nasil tanıştınız dedemle?" Bu arada koştura koştura büfeye gidiyor, albümleri getiriyorum. "Deden Elmalı'ya geldiğinde askeri doktordu. Babam rahatsızlanmıştı, ona bakmaya gelmişti." diyor. Dedemden bahsederken ki ışıltı hala gözlerinde saklı. "Sevdin mi dedemi?" diye soruyorum bu kez. "Çok sevdim ben doktoru." diyor, utanarak değil övünerek sevdasıyla... Ben aşkların ölümsüz olduğuna babaannemle inanıyorum. Hiç görmediğim dedemi ondan defalarca dinlerken anlıyorum, aşk sonsuz bir şey, ölüm bile ayıramıyor birbirine mühürlenmiş yürekleri... Bana da hiç tanımadığım dedeme karşı hayranlık ve sonsuz bir sevgiyi duyuran babaannemin aşkı, onun anlatışı oluyor.
Şimdi Elmalı'dayım. Onun ömrünün baharının geçtiği konakların birinde. Kim bilir belki bu satırları onun uyuduğu odada yazıyorum. Avlusunda çocukca koşturduğu evinde, onu arıyorum. Odalara sinmiş midir kokusu diye odalara girip çıkıyorum. Oysa babaannem 2009'un ilk soğuklarında terk etti bu dünyayı, yirmi dokuz yıl sonra kavuştu doktoruna. Çocukluğum, gençliğimin ilk yılları onun koltuğunun yanında Elmalı'yı, dedemi dinlemekle geçti. Şimdi onun topraklarında onu düşünüyorum ve babaanemi tüm kalbimle özlüyorum. Biliyorum ama ben; Azime Sultan'ın kuzusunun kuzusu kavuşacağız bir gün Ragıp'ın Yerin'de, cennetin en güzel günün de...
Bu bayram nurlar icindeki
anneannecigim, babaannecigim, dedelerim, Selçuk amcamın yokluğunda anlıyorum, bayramları güzelleştiren aile olabilmek... Hepinizin bayramını tüm kalbimle kutlarım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder