3 Ağustos 2012 Cuma

Bir Mucizeyi Yaşamak


Mart'ın ikisinde gitmişiz Van Gogh Alive sergisine. Eski notlarımı karıştırırken buldum bir de söz yazmışım; "Bir mucizeyi yaşamak..." diye. Hayatımda en çok etkilendiğim şeyler arasında kesinlikle ilk on da yer alır bu sergi. Van Gogh'un fırça darbeleriyle meşhur resimlerini görmek isteyenleri hayal kırıklığına uğratabilir tabii, çünkü gördüğünüz resimlerin orjinalleri değil ama yıldızlı bir gecenin içinde olmanızı sağlayan, sizi resmin içine taşıyan bir sergi görmek isterseniz kesinlikle doğru yerdesiniz... Bir de muhteşem klasik müzik eserleriyle sizi bir büyünün içine alıp, efsunlamaması elde değil... Sergide bir tarafta resimlerin içinde kaybolurken, bir taraftan da Van Gogh'un mektuplarından alıntı sözler yüreğinize dokunuyor. Beni bunlar arasında en çok etkileyen ise; " 30 yıldır bu dünya üzerinde yürüyorum ve bir şükran ifadesi olarak bir anı bırakmak istiyorum." sözleri oldu. Her birimiz onun gibi bu dünyada yürüyoruz ve herkesin "deli" diye gördüğü, yıllarca kliniklerde kalmış bu adamın mertebesine kaçımız erebiliyoruz? Yaşamı boyunca yaptığı eserlerinden sadece bir tanesi satılırken, şu an tabloları dünyanın en pahalıya satılan tabloları arasında birinci sırada yerini alıyor. Ve Van Gogh'un satamadığı tabloları ona engel olmuyor, o aynı aşkla resim yapmaya devam ediyor ve şöyle söylüyor; "Hayattaki amacım yapabildiğim kadar çok resim ve çizim yapmak... Yaşamımın sonunda aşk ve naif bir pişmanlıkla geriye bakıyor olacağım." 
15 Mayıs'ta İstanbul'da son bulan sergi, 15 Ekim- 30 Aralık'ta Ankara'da başlayacak. Eğer sizde bir mucizeyi yaşamak istiyorsanız ne yapın ne edin o tarihler arasındaki bir gün Ankara'da olup sergiyi görün... Sevgiyle kalın :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder