Oysa yanımda kalsın diye onca yalan, hepsi dilimin ucunda... İncinir, kıyamam ki ona, söyleyemiyorum hiç birini... Kın oluyor gönlüm, sözler birer birer boğazıma düğümleniyor. Ona gitme diyemiyorum...
Bütün karşılıksız aşkların kaderi yazılıyor o anda, ona bir kal diyebilsem belki değişirdi her şey, ama değişmiyor... Kader aşksızlıkla örülüyor. Öyleyse adı da bilinmesin, kalsın gönlümün kıvrımlarında.. Herkes ona Lavinia desin, o da kim olduğunu bilmesin.
İşte böyle Lavinia, sen yazıyorsun bütün karşılıksız aşkların kaderini, seninle soluyor binlerce gönül, oysa gülüşünde saklıydı alayi illiyyin... Ah sana gitme diyebilseydim Lavinia... Sana gitme diyemedim...
Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal
Sana gitme demeyeceğim
Gene de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin
Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia...
**Özdemir Asaf'ın şiiri bütün bunları hissetirdi bana... Saklı kalamaz derler ya hiçbir şey, Lavinia'da kalamamış bilinmez. Yukarıda resmini gördüğünüz güzel bayan Mevhibe Beyat, yazar İlhan Selçuk'un ilk eşi, Özdemir Asaf'ın ise adını gizlediği Lavinia'sı... Üstad o gün gitme diyebilseydi Lavinia'a değişir miydi ortak kaderi karşılıksız aşkların, kim bilir? Bundandır, o günden beri bütün plotonik aşıklar bir ağızdan gizler sevdiğini...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder