21 Eylül 2012 Cuma

Yeniden


"Kaybetmekten mi korkuyorsun; kaybet.
Düşmekten mi korkuyorsun; düş.
Yaralanmaktan mı korkuyorsun; yaralan.
Sonra iyileş.
Yeniden kalk.
Yeniden başla.
Yeniden sev.
Yeniden aşık ol.
Bir daha mı düştün?
Bir daha kalk.
Er ya da geç, beklediğin gelecek.
Er ya da geç, aradığın seni bulacak.
Ama sen bir kez yıldın mı, korktun mu,
Maskeni yüzüne geçirip kalkanlarını
kuşandın mı, o zaman bitecek.
Beklediğin her ne ise asla gelmeyecek!"

Bu kaçıncı başlayış olacak bilmiyorum. Yorgun bu sefer yüreğim, başlamaktan korkuyorum. Öyle parçalanmış ki kalbim, kırıkları hala kanatıyor. O zaman diyorum kaybedecek neyin var? Kalbim dile geliyor, "Cam kırıklarıyla tuz buz olmak aynı şey değildir" diyor. Yani sessizce fısıldıyor; "Temkinli ol!" Bir yanım diyor ki kırık bir kalple, hiç olmayan kalbin arasındaki fark ne? Aylardır sakındığım yüreğim isyan ediyor bu sözlerime. "Sen bensiz sen olamazsın!" diyor. Haklı. Nerede görülmüş yüreksiz bir insanoğlu? En kötünün bile içinde iyiyi arayan değil miydi benim inancım? İyi- kötü, doğru-yanlış bütün bunlar ne? Ah bizim kavramlarımız, ah bizim yüklediğimiz değerler... Dünya bir rüya, bunca mana yüklemek ne diye? "Yeniden başla!" diyorum kendime, inan, güven, sev... Güven? Onu kaybetmek benim doğum günü hediyem, bir daha doğum günü kutlamayacağıma yeminler ettiren... Sonra yeniden, yeniden "Yeniden başla!!" diyorum kendime... Bu sefer farklı, peki o zaman aşk nerede saklı?..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder