17 Temmuz 2012 Salı

...İNCİNME...

İki gündür içimde kırgınlıklar, incinmişlikler, incitmelerimizle ilgili sözler devir edip durmakta. Yunus Emre'nin o güzel sözü; "İncinme, incinsen de sen incitme!" Kenan Rifai'nin; "Tasavvuf; incinmemek ve incitmemektir." sözü... Bir de Cemalnur Sargut'un o güzel yüreğinden çıkan; "Yapılan her şeyin Hak'tan olduğunu bilirsen kime incinecek ve kimi inciteceksin?" sözleri... 
Kendi hayatıma baktığımda bu sözler içinden daha kolay geleni; "incitmemek" oldu... Kalp kırmaktan, kötü konuşmaktan, kötü düşünmekten kaçındım çoğu zaman... Kendimce doğrularım vardı ve bunların etrafında incitmemek için çaba harcadım... Tek bir insana değil, bütün insanlara güleryüzlü olmayı, herkes için iyi düşünmeyi, önyargıyla yaklaşmamayı, ilişkilerimi güven üstüne kurmaya önem verdim... Bir kalpte isteyerek açmak istemedim hiç yara... İncitmemek özen gösterdiğimizde çoğumuzun yapabileceği bir şeydir aslında, peki ya "incinmemek"? 
Bana kalırsa, incinmemek daha zordur... İnsan oğlunu ve insan kızının hamurunu kararken Yaratıcı, eklemiş biraz da hassasiyet... O içimizde ki bir tutam hassasiyet hem bizi insan yapan, meleklerden üstün olmaya yarayan tarafımız için gerekliymiş, hem de en büyük sınavlardan biri için... İncinmemeyi başarabiliyor musun sınavı! Öyle kolay yara alıyor, öyle kolay hayal kırıklıkları yaşıyoruz, öyle kolay inciniyoruz ki... Kendi hayatım da, bakınca olayların perde arkasına beni aslında benden başka kimsenin hayal kırıklığına uğratmadığını, benden başka kimsenin incitmediğini fark ettim. Karşımdaki insana o değeri veren bendim, tepelere çıkaran da, o benim beklentilerimin dışında bir şey yapınca uğradığım hayal kırıklığı ondan değil, kendimdendi... Emin olun, etrafınızı değil, kendinizde gördüğünüzde olayların yansımasını affetmek de daha kolay oluyor her şeyi... Ve affetmenin verdiği o muazzam his, gönle ışık veriyor sadece... Bir de daha da ötesi, daha da güzeli var. Affetmeye gerek kalmaması, yani incinmemek! Eğer bir Yaratıcı'ya inanıyorsanız ve hayattaki hiç bir şeyin onun izni dışında gerçekleşmeyeceğini de inancınız tamsa nasıl kırılabiliyor, nasıl incinebiliyorsunuz? Cemalnur Sargut'un çok güzel bir sözü var; "Allah'a mı incineceğim?" diye soruyor. Yaşıyorsanız bir kırgınlık sorun kendinize; "Allah'a mı inceneceğim?" diye... Lütüf da sultandan, keder de o zaman incinmek ne diye? Hayat bir rüya, bunca manayı yüklemek ne diye?


1 yorum:

  1. Âşık der inci tenden, İncinme incitenden..
    Kemâlde noksan imiş, İncinen incitenden..

    Alvarlı Efe Hazretleri

    kalemine kuvvet..
    kolay gelsin...

    YanıtlaSil