Gunlerdir roman icin yazi yazamamanin vicdan azabini yasiyorum. Bilgisayarimi aciyorum, ask-ı semazen i aciyorum ve sayfalar benimle, ben onlarla bakışıp duruyoruz. Kendimi bir turlu toparlayamiyorum. Oyle bir yere geldim ki romanda, tam kalbi! Semazenin teslim olusu... Kafamda duraklari belli, ama yazan herkesin bildigi gibi kahramanlarim hayatlarini, yollarini kendileri seciyor, ayni bizim Yaratici'mizin bize kildigi kader ve ozgur irade gibi...
Romani yazmaya basladigim ilk gunlerde Starbucks'a gidiyor ve saatlerce yaziyordum. Gunlerdir yazamayinca geldim yine Starbucks'a. Kahve kokusu, muzikleri, insanlari, hepsi huzur veriyor bana.
Dilerim, Yaraticilarin en guzeli, en guzel cumlelerini hediye eder bugun bana :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder