1 Nisan 2012 Pazar

Aşkın Dili

Aşkın dili var mıdır? 
Bugün oturdum Starbucks'ta, en sevdiğim kahvem naneli mocham, kardeşim, çocukluk arkadaşım ve ben. Koyu bir sohbet aramızda. Bir siyaset, bir futbol. Türküz biz bunları konuşmazsak rahat edemeyiz. Sohbete rağmen kaydı gözüm yan masaya. Güzel bir kız; kahverengi haraketli saçları, güzel kocaman kocaman bakan gözleri ve elleriyle anlattığı cümleleri vardı. Karşısında esmer bir delikanlı, yaşları birbirine yakın. O, cümlelerine elleriyle karşılık veren bir sevgiliydi... Onlar sağır ve dilsiz, cümleleri ellerinde saklı iki aşık! Belli ki dışarıdaki hiç bir ses değmiyordu kulaklarına, ondan mıdır bilmem umurlarında değildi dünya. Kızın gözlerine biraz dikkatlice bakınca görüyordum karşısındaki delikanlının yüzünü. Gözlerine mühürlemişti sevdiğini! Şakalaşıyorlar, gülüşüyorlar hatta tatlı tatlı atışıyorlardı bile ve bütün bunları hiç konuşmadan başarıyorlardı, aynı birbirlerinin sesini hiç duymadan aşık oldukları gibi... 
Kelimelere ve cümlelere bu kadar değer veren benim için güzel bir dersti bu. Aşkın dili yoktu! Ne ihtiyacı vardı, ne mecburiyeti. Aşk kelimesiz de olabilirdi. Oysa ben yıllarca sıkı sıkı savunmuştum, kendimi anlatamadığım, sevdiğimi istediğim şekilde dile getiremediğim biriyle olamayacağıma. Kelimelerim vardı ya benim, en güzel mabedim, sığınağım, başkalarını etkilediğim. Onlarsız aşk mı olurdu?! Öyle de güzel oluyordu ki... Bugün gördüm gözlerimle. Aşkın dili yoktu! Delikanlı,güzel kızı alnından öperken, elini tutarken, onu kızdırırken her şey o kadar açıktı ki, bir ömür konuşmasalar, hiç duymasalar seslerini onlar yine sevecekti birbirini. Konuştukları dil kendilerine özeldi, bir ikisinin duyduğu, onların dünyası, cümleleri sessiz, bir o kadar da anlamlı. Aşkın dili yoktu! 
Eğer varsa bir sevdiğiniz, ve duyarabiliyorsanız sesinizi, çıkıyorsa dudaklarınızdan kelimeleriniz söyleyin ona ne kadar sevdiğinizi... Bazıları sizin kadar, benim kadar şanslı değil, hiç duymadan birbirlerinin sesini bir ömür sevebiliyorlar birbirlerini. Düşündüm de, belki biz onlar kadar şanslı değiliz!Kelimelerimiz varken duyacak kulak bulamadığımız için... Haydi, duyarken kulaklarınız, kelimeleriniz sese dönüşürken söyleyin sevdiğinizi... İki kelimeyi çok görmeyin. "Seviyorum seni."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder