5 Nisan 2012 Perşembe

Yusuf ile Züleyha

Bu, kutsal kitaba konu olmuş bir aşk hikayesi. Ne Leyla ile Mecnun, ne Kerem ile Aslı ne de Şirin ile Ferhat'a benzer bir hikaye. Konu aynı, özü aynı ama yaşanışı farklı. Arasına ile bağlacı giren bütün aşıklar gibidir aslında Yusuf ile Züleyha... Ancak öyle bir fark vardır ki, onları diğerlerinden ayıran. Bütün aşk hikayelerinde çabalayan erkeklerin yerini bu sefer Züleyha alır. Siz hiç Romeo için uğraşan Juliet, su taşımaya giden Şirin, dağları delen Leyla duydunuz mu? Ama Züleyha öyle değildir işte! O, aşkı için savaşan bir kadın, hem de adını Kutsal Kitaplar'a yazdıran, aşkın gerçek manasını geçtiği sınavlardan sonra anlayan bir kadın.
Yazılanlara göre Yusuf Peygamber o kadar güzeldir ki, kelimeler yetmez güzelliğini anlatmaya. Dünya üzerinde yaşayan en güzel erkek denir ona. Bakmayın Züleyha'da güzel, hem de güzeller güzeli. Bir Mısır hayran ona. Züleyha Mısır'ın ikinci büyük adamıyla evli. Eşi Mısır'ın bu en güzel kadınına, en güzel kölesini alır. Yusuf'un üstüne yazılır; "Züleyha'nın kölesi" diye. Züleyha, bir köleden öte tutar Yusuf'u ve bir gün bakar ki aklında fikrinde bir tek Yusuf, sağa dönse o, sola dönse o. Her yerde Yusuf, her şeyde Yusuf. Bunu duyan Mısır'ın kadınları ayıplarlar onu. Evli bir kadın, hem de kölesine. Nasıl olur? Bunun üzerine Züleyha toplar Mısır'ın kadınlarını meyve servisi edilirken çağırır Yusuf'u. Yusuf'u gören kadınlar ellerini keserler, tarifi yoktur ki Yusuf'un güzelliğinin. Bunun üstüne anlarlar, Züleyha ne yapsa kaçamaz bu sevdadan... Tam da bu satırları okurken, içimden bir şarkı başlar çalmaya. Deniz Seki,
" ben böyle bir sevdayı hiç yaşamamıştım ki
ne bilirdim böyle yanarım o zaman
senin kadar güzelini hiç sevmemiştim ki
güzel sevmek ne zormuş anladım o zaman" der.


Sonunda dayanamaz Züleyha içindeki tutkuya bir gün çağırır yanına Yusuf peygamberi. Yusuf Peygamber kabul etmez Züleyha'nın dileğini. Arkasını dönüp giderken Züleyha sırtından tuttuğuyla yırtar Yusuf'un gömleğini. Bunun üstüne suç yıkılır Yusuf'a. Zindan da geçen yıllar başlar. Yusuf'un zindan da geçirdiği yıllarda, fethedilen değil fethe kalkışan olarak ismi geçmiş ve gelecek zamanlara kalacak olan Züleyha'da içinde yaşar bir zindan da. Sonunda Yusuf'un ötesinde bir Yusuf'a aşık olduğunu anlar. Geri kalan kısmında rüya yorumları, mucizeler ve sonunda güzel bir kavuşma. Züleyha, dünyada yaratılmış en güzel erkeğe aşık olmuş kadın. Şöyle söyler;


"Fethedilen değil, fethe kalkışan olarak kalacak geçmiş ve gelecek zamanlara adım.
Acım acınızdan,
gücüm gücünüzden çünkü çok daha fazla
aşk benim hakkım,
aşkın hakkımız olmayanı istemek anlamına geldiğini bildiğimden bu hak ediş,
çünkü bu aşk benim yazgım,
çünkü kutsal kitaplarda zikredilecek benim adım.
Yükselmek için düşmek, arınmak için kirlenmek
çıkmak için batmak lazım.
Yeniden doğmak için ölmeli insan bir kerre,
ruh olmak için teni yakmalı kadın
ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın
Vurucu, kavrayıcı ve kuşatan
durmayan, koşan ,
böyle yazılmış benim yazgım,
kutsal kitaplara böyle geçecek benim adım.
yazgıma ben nasıl baş kaldırırım?
...
ben yazgımı yükleneceğim önce,
sonra yazgımdan iffet çıkaracağım.
aşk benim hakkım!"


Nazan Bekiroğlu'nun şiirsel anlatımıyla sizi muhteşem bir aşk hikayesine götüren, aynı Kutsal Kitap'taki gibi görünürdeki anlamıyla içi farklı olan bu kitap kesinlikle tavsiyemdir.


                                                   *****İYİ Kİ KİTAPLAR VAR!******

2 yorum: